EMESS – What’s the colour of money?

14 Ekim 2009 | Yazan: can | Kategori: güncel sanat | Etiketler: , , | Yorum yok »

01

02

04

ATM Gallery (yanı başındaki ATM makinesinden adını alıyor olmalı) Brunnenstrasse’deki küçük ölçekli (hem bütçe hem sergi alanı anlamında) ve bağımsız galerilerden biri. What’s the colour of money? sergisiyle Berlin bazlı sokak sanatçısı EMESS‘in işlerine yer veriyor. “Sokak sanatı neden galeriye giriyor?” tartışmasını kayda değer bulmakla beraber şu anda bir yana bırakıyor ve EMESS’in sanatına odaklanıyorum: EMESS büyük boyutlu stencil’leri seviyor ve ahşap ve bakır gibi malzemelerle açık alan yerleştirmeleri yapıyor. What’s the colour of money? projesinde ise hakim olduğu teknikleri para üstünde uygulamış. İngiliz sterlini, Amerikan doları, İsveç kronu ve Türk lirası gibi paraların üstünde yer bulan önemli şahsiyetlerden stencil portreler çıkartıyor, bunları Beatles, Prince ve Aerosmith’in şarkı sözleriyle bir araya getiriyor ve pop-art bir üslüpla boyuyor. Parayı varolan yan anlamlarından biraz soyutlayarak paranın pop bir obje olarak hayatımızdaki yerini ve günlük yaşamda parayla olan ilişkimizi sorguluyor. EMESS’in estetik duruşu sokak sanatının pop-art, Dada ve konstruktivizm gibi ekollerde yatan köklerini görünür kılması adına da dikkat çekici. Birbirinden tümüyle alakasız iki çağrışım ise sergiyi gördüğümden beri zihnimde yer etti: İlki artık ciddi bir mercandising işine dönüşmüş Obey ve müsebbibi, sanatçı Shepard Fairey. İkincisi izlemeyenlere şiddetle tavsiye edilen Scorcese’nin büyük eseri The Color of Money.


Berlin’de sanat mevsimi | Giriş

14 Ekim 2009 | Yazan: can | Kategori: güncel sanat | Etiketler: , | Yorum yok »

berlin_tempelhof

Belki dikkatinizi çekmiştir, İstanbul’da bu sonbahar ciddi bir sanat hareketliliği var. Bunda Bienal’in etkisi tabiiki büyük. Maalesef daha görme şansım olmadığı için nitelik hakkında yorum yapamıyorum, ama sergi ve festival niceliği heyecan verici.

Berlin’de de durum aşağı kalır değil. Eylül sonu vuku bulan “büyük” sanat fuarı Art Forum, beraberinde bir çok Anti-Art Forum, Anti-Anti Art Forum sergisinin de açılmasına imkan verdi. Eş zamanlı olarak bir çok irili ufaklı, sermaye destekli ve desteksiz galeriler de ürünlerini görücüye çıkardılar. Bütün bu sanat curcunası yan etkinlikleri, bittabii pek sevilen açılışları ve partileriyle şehirde yoğun bir sanat trafiği yarattı. Bu sürede genç çağdaş sanat adına iyi işler görme şansım oldu. Az biraz gecikmeyle de olsa bunlardan dikkate değer olanları yazayım istiyorum. İlgi ve alaka için şimdiden teşekkür ederim.