Serbest pazar!
30 Temmuz 2009 | Yazan: ozan | Kategori: PrntScn, ahval ve şerait | Etiketler: kriz, Margaret Thatcher, pazar, rekabet | Yorum yok »<<kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!>>
N.H.R.

Resme iyi bakın. “Millet Battı” manşetiyle çıkan 28 Temmuz 2009 tarihli Güneş’in hemen manşet altı destek haberi bu. Haberde anlatılana göre pazarda bile veresiyeye geçilmiş, görebildiğiniz gibi. Benzer haberler başka gazetelerde de var 1-2 gündür. Ve fakat pazarcının tişörtünde ne yazıyor? “Order Competition” Hani ya öyle bir yazı ki, direkt Thatcher’ın meşhuuuuur “There is no alternative” sloganını çağrıştırdı bana. Salt rekabet yazsa iyi o da değil onu da emrediyor. Order competition! Bu krizi de, öncekilerini de, 80′lerden bugüne dünyanın ama daha çok da Türkiye’nin ekonomik durumunu anlatan tablo budur. Rekabet mi? Al sana rekabet! Serbest pazar mı? Al sana serbest pazar!
Merak ediyorum: Kaç pazarcı, kaç seyyar satıcı, kaç küçük esnaf şu son 30 senede Özal’a övgüler düzüp durdu? Kaçı zamanında banker peşinde koştu? Kaç tanesinin cebinde dolar olabildi ve kaç tanesi bununla mutlu oldu? Kaçı KİT‘lerin sırtımızda yük olduğunu düşündü acaba? Ya kaçı IMF’yi gerekli gördü ya da Kemal Derviş’i sevdi? Ya Tayyip Erdoğan’ı? Unakıtan’ı? Kaç tanesi o partilere oy verdi? Ekonomik olarak tamamen aynı şeyi aynı şeyi aynı şeyi vaad etmeye ve yapmaya devam eden tüm o partilere…
Öyle “çelişkiler keskinleşsin” diye düşündüğüm yok. Bir haz, bir zevk, bir Schadenfreude filan da duymuyorum. Gel gör ki, üzülecek halim de yok, ne yazık. Kendi halime bile üzülmüyorum elin esnafına üzüleyim. Olacak olan buydu ve oldu. Herkesin esnaf herkesin tüccar olduğu mesleksiz, zanaatsız, üretmeyip tüketen bir toplum, serbest piyasa / serbest pazar…
Muhabirimiz Nancy Pelosi Tahtakale piyasasından bildiriyor: The party is over!

